
İzmir Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nun emektar ismi Zekeriya Hocalar ile 25 yıllık mesleki deneyimini, pandemi sürecinde tiyatro topluluklarının yaşadığı zorlukları ve tiyatronun gelecekteki durumu konuştuk.
SERAP ATKAN- Yugoslavya Prizren doğumlu olan Zekeriya Hocalar, bol ödüllü ve nitelikli oyunlarıyla kendisini tiyatroya adamış bir insan… 1996’dan bu yana Karşıyaka Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliğini üstlenen Hocalar, “25. yılımızda bu şehrin en köklü tiyatrolarından biri olarak hedeflerimizi gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” diyor.

Öte yandan ülkemizde tiyatronun geldiği noktaya değinen Hocalar, iktidara ve yerel yönetimlere, sahne oyuncuları için destek çağrısında bulunuyor. Hocalar, “Tiyatronun gelişimi için devletin ve yerel yönetimlerin daha duyarlı olması gerekir” diyor.
İşte röportajın tamamı;
-Zekeriya Hocalar kimdir? Tiyatroya ne zaman başladı?
1955 yılında (Yugoslavya) Kosova-Prizren’de doğdum. 1972 yılında sanat hayatına müzikle başladım, tiyatroyla devam ettim. Seslendirdiğim parçalar, besteler ile tiyatro oyunlarına yapmış olduğum müziklerle ve oyunlarımla göstermiş olduğum performansla Yugoslavya’nın en önemli festivallerinde birincilik ve çeşitli dereceler kazandım. 1977 yılında Prizren Kültür evi Türk Dramı’nda ilk tiyatro çalışmalarına başladım. Dört yıl aralıksız süren çalışmalardan sonra 1981 yılında Üsküp Halklar Tiyatrosu Türk Dramı’nda profesyonelliğe adım attım. Şimdiye kadar 70’e yakın oyunda rol aldım. 1991 yılında Türkiye’ye yerleştim. 1991-1996 yılları arası İstanbul’da bulunduğum süre içerisinde Gökkuşağı Çocuk Tiyatrosu ve Balkan Sanat Tiyatrosu’nu kurarak çeşitli oyunlar sahneledim. 1996 yılında Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nda yönetmenliğe başladım. Bugüne kadar çeşitli sahnelerde 80’e yakın oyun yönettim.
-Karşıyaka Belediye Tiyatrosu olarak yola çıkış hikâyenizden, belediye tiyatrosunun geçmişten günümüze işleyişinizden söz eder misiniz?
1996 Yılının Mart ayında İstanbul Balkan Sanat Tiyatrosu olarak Karşıyaka Belediyesine konuk olduk. Yönetmenliğini yapmış olduğum “Hasanaginitsa” adlı oyunu Karşıyaka Nikâh sarayında iki akşam üst üste oynadık. Tiyatro severler tarafından oyun çok beğenildi. Dönemin çok değerli Belediye Başkanı merhum A. Kemal Baysak Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nda yönetmen olarak çalışmam için öneride bulundu. Ben de bu teklifi büyük bir memnuniyetle kabul ettim.
Haziran 1996 yılında Karşıyaka-Bostanlı Güzel Sanatlar parkında temel oyunculuk üzerine tiyatro kursu çalışmalarına başladık. 10-14,15-25 yaş grubu için yapılan duyuruya 400 kadar kişi müracaatta bulundu. Aralarında yetenekli olanı seçip yolumuza devam ettik. Bu çalışmalar her yıl aralıksız günümüze kadar devam etti. Ses, ritim, beden dili, diksiyon, doğaçlama, rol, mimik, karakter üzerine üç ay boyunca çalışmalarımız sürdü. Dönem sonunda kursiyerler hünerlerini bir gösteri ile taçlandırdılar.
Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nun hedefinde, erken yaşta temel oyunculuk eğitimi ile buluşturduğumuz öğrencilerimizi hayata hazırlamak vardır. Amatör ruhla, tiyatroyu sürdürmek, karşılık beklemeden sevgi ve emek vermek, her oyuncumuzu iş hayatında başarılı bir profesyonel, evinde sevgi dolu bir anne-baba, okulda parlayan bir öğrenci yapmıştır. Tüm bu süreçte ayırt edici en güçlü yönümüz; dünyada sayılı örneği olan çocuklarla, çocuk tiyatrosu yapmaktır.
ÜLKEMİZDE TİYATROYA, YETERİNCE ÖNEM VERİLMİYOR
-Tiyatroya 40 yılınızı adamış birisiniz. Ülkemizde tiyatronun geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tiyatroya yeterince önem verilmediğini, yeteri kadar yatırım yapılmadığını görüyorum. Bu kadar büyük nüfusa sahip bir ülkede çok daha fazla sahnenin olması gerektiğini düşünüyorum. Mesela GSF’den mezun olan öğrencilere istihdam yaratılması gerekir. Bence tiyatronun gelişimi için devletin ve yerel yönetimlerin daha duyarlı olması gerekir.

HERŞEYE RAĞMEN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRDÜK
-Salgın sürecini değerlendirdiğinizde, Karşıyaka Belediye Tiyatrosu bu dönemden sizce nasıl etkilendi?
Salgın sürecinde herkes gibi Karşıyaka Belediye Tiyatrosu da olumsuz etkilendi. Çalışmalarımızı sürdüremedik, oyunlarımızı oynayamadık. İzleyicilerimize ulaşmak için dijital platformu kullandık. Eski oyunlarımızı dijital ortamda yayınladık. Meslektaşlarımızla işbirliği içerisinde bulunduk. Bu ortamlarda düzenlenen festivallere katıldık. Oyuncularımızın gelişimi için çeşitli konularda kısa videolar hazırlayıp seyircilerimize sunduk. Yine de bu yapılanlar salondaki gibi oyuncu-seyirci iletişimindeki hazzı vermiyor ne yazık ki…
SEYİRCİLERİMİZLE BİR AN ÖNCE BULUŞMAK İSTİYORUZ
-Bundan sonraki planlamanız nasıl olacak? Karşıyakalı tiyatro severleri neler bekliyor?
Salgın dönemi bittiği takdirde ya da her şey normale döndüğünde, tiyatromuzun 25.yılını kutlayacağız. Kutlamalarla ilgili bir sürü aktiviteler planladık. Örneğin; 25. yılımıza yakışan “Fosforlu Cevriye” adlı müzikali sahneleyeceğiz. Çocuklara yönelik “Çirkinim işte kime ne?” adlı oyunu sahneye koyacağız. Bir hafta boyunca “Belediye Tiyatroları Buluşması’nı” düzenleyeceğiz. Çeşitli söyleşiler atölye çalışmaları yapılacak. Karşıyaka Belediye Tiyatrosu 25.yıl katalogu hazırlanacak. Seyircilerimizle bir an önce buluşmak istiyoruz.
TİYATRO, İNSANI RAHATLATIR!
-Sizce tiyatro toplumsal olarak bir işe yarar mı?
Tiyatroyu eğlence olarak görmemeliyiz. Tiyatro toplumu yönlendiren bir etkendir. Tiyatro muhaliftir, şekillendiricidir, düşündürücüdür. Tiyatrodan insanoğlunun yararlanacağı çok şey var. Tiyatro iyidir, insana iyi gelir, rahatlatır…
TİYATRO, SEYİRCİSİYLE VARLIĞINI SÜRDÜRÜR
-Pandemi sürecinde ekonomik sıkıntılar yaşayan tiyatrolar ne yazık ki sahnelerini kapatmak zorunda kaldı. İçinde bulunduğumuz süreci değerlendirdiğimiz zaman sizce tiyatronun gelecekteki durumu ne olacak?
Bilindiği gibi pandemi sürecinde oyunlar oynanamadı. Bu nedenle tiyatro sahipleri ekonomik olarak çok zor duruma düştüler. Uzun bir süre direndiler fakat süre uzayınca birçoğu sahnesini kapatmak zorunda kaldı. Seyircisiz tiyatro düşünülemez. Tiyatro seyirciyle varlığını sürdürür, iç içe nefes nefese beraberce…
‘DESTEK PAKETİ ADİLCE DAĞITILSIN’
-Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sahne destek paketleri oldu. Yapılan değerlendirme sonucunda bazı tiyatrolar bu paketlerden yararlandı bazıları yararlanmadı. Bu destekler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Tam olarak ekonomik destek paket dağılımı adilce yapıldığını söyleyemem. Birçok tiyatro bu dönemde ekonomik olarak sıkıntı yaşadı. Dolayısıyla bu desteğe ihtiyaç duyuldu. Var olan kimi tiyatrolar bu paketten yararlanamadılar. Fakat bildiğim kadarıyla bu süreçte tiyatroyla pek ilgisi olmayan yeni yeni isimler türeyerek bu paketten yararlandılar. Bu yüzden bu ekonomik destek paketinin çok daha adilce dağıtılmasını dilerdim.
-Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Seyircimize kavuşmak, tekrar o coşkulu eski günlerimizi yaşayabilmek için bir an önce pandemi sürecinin bitmesini diliyorum.
Zekeriya Hocalar’ın yönettiği oyunlar;
Küçük Büyük Sevgiler, Karım ve Kızım, Hasanaganitsa, Uzun Beyaz Bulut Gelibolu, Yolculuğu Anlatan Öykü, Git-Gel Dolap, Teneke Şövalyeler, Aman Ne Hoş Haydi Karına Koş, Enayi, Kadıncıklar, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Kaç Baba Kaç, Karanlıkta Komedi, Rapunzel, Keşanlı Ali Destanı, Karmakarışık, Müzikli Kent, Ayak Bacak Fabrikası, Zıpçıktı, Yaşasın Gökkuşağı, İsyancılar, Konuşan Hindi, Kaptan John Peoplefox, Aşk Evlerden Uzak, Tersine Dünya, Çirkin Ördek Yavrusu, Ahududu, Çizmeli Kedi, Oyunun Oyunu.
Rol aldığı dizilerden bazıları; Unutma Beni (Kapetan Goran), Hekimoğlu (Ferzan), Sır Kapısı (Osman), Kırık Kanatlar (Binbaşı- Askeri Doktor), Gerçekleşen Rüyalar (Sabri), Kırmızı Işık (Naci), Arka Sokaklar (Şeytan Adem), Kavak Yelleri (Emlakçı Hakan).
Zekeriya Hocalar’ın rol aldığı sinema filmleri;
Kilit (Tiyatro Yönetmeni), Uzaklarda Bir yerde (Baba), Osmanlı Cumhuriyeti (Colonel Eagle)
Zekeriya Hocalar’ın almış olduğu ödüller;
Reviya 1974 Müzik Festivali Ses Yarışması 2.’lik Ödülü, Reviya 1978 Beste 3.’lük Ödülü, Kosova Akorları 1979 Beste 2.’lik Ödülü, Voydan Çernodrinski Pirlepe Makedonya c. Tiyatro Festivali En İyi Oyun Müziği Ödülü (Yolculuğu Anlatan Öykü), 25. Amatör Tiyatro Festivali Yugoslavya Trebinye 1981 Oyunculuk Ödülü, İstanbul Terakki Vakfı Tiyatro Onur Ödülü, 1998 İzmir Valiliği ‘’Yurdumun Ormanları’’ oyunu ile Çevre Ödülü, 1. Özdemir Hazar Tiyatro Ödülü 2001 Yerel Tiyatro Hareketleri Üstün Hizmet Ödülü, Yeşeren Tiyatrosu 2003 (Prizren-Kosova) Yaşam Boyu Başarı Ödülü, 2008 Kosova Türk Sanatçıları Derneği tarafından Yılın Sanatçısı Ödülü. 2014 Direklerarası Tiyatro seyirci eskort bakırköy ödülü En İyi Yapım ‘’Çizmeli Kedi’’ ‘’Çirkin Ördek Yavrusu’’, 2014 Tiyatro Gazetesi Anadolu Tiyatro Ödülleri ‘’EMEK’’ Özel Ödülü, 2015 Direklerarası Seyirci Ödülleri ‘’Yönetmen Ödülü’’, 2016 Tiyatro Gazetesi 3. Anadolu Tiyatro Ödülleri ‘’Sanatta 40. Yıl Özel Ödülü’’, 2017 ‘’21. Süleyman Brina Balkan Türk Kültürüne Hizmet Ödülü’’.